Blog Arşivleri

Buldan Dörteylül İlköğretim Okulu- 1950′li yıllar




1950'li yılların ortaları



1950'li yılların ortaları



1950'li yılların ortaları
Dörteylül ilköğretim Okulu Dörteylül ilköğretim Okulu Dörteylül ilköğretim Okulu
Tüm fotoğraflar 1940-1950′li yıllara
aittir.

Buldan’da ki mahallelerin tarihi

BURSA MAHALLESİ VE CAMİSİ
İlçemizin en eski yerleşim alanlarından biri olarak gösterilebilir. İlçemizin kuzey kısmında yer alır. Topdamı olarak adlandırılan mevkiinin arka kısmına doğru kurulmuştur. Bu bölgede arazinin engebeli olması nedeniyle düz kısım çok azdır ve bu durum ulaşım ve yerleşimin sağlıklı olarak yapılmasını engellemiştir.
Mahallenin kuruluşu için çeşitli rivayetler mevcut olmakla beraber; en kuvvetli olasılığın Moğol istilasında dağılan Türk oymaklarının bir kısmının Bursa vilayetine göç etmelerine müteakip oradan da bir bölümünün buraya gelmiş olabilecekleri üzerine dayanmaktadır. Mahalle Bursa adını ise buradan almaktadır.
Mahalle Buldan’ı batıdan doğuya doğru keser ve yayla (Süleymaniye Yaylası) yolu mahalleyi ikiye böler. İlçeye bağlı köylere bir geçiş noktası olduğu için yerel anlamda önem arz etmektedir. Bu bölgeden ilçemize bağlı birçok köye ulaşılabilir. Doğusundaki Sabuncu deresi ile son bulur.
Mahalledeki caminin tarihi:
Kaytan oğlu İmam Küçük tarafından toprak örtülü mescit olarak yaptırıldığına dair yazılı kaynaklar bulunmaktadır. Mescit daha sonra mahalle sakinleri tarafından minaresi yaptırılarak bugün ki halini almıştır. Cami birçok kez irili ufaklı tadilattan geçirilmiştir.

ÇAYBAŞI MAHALLESİ VE CAMİSİ
Buldan’ın kurucularından olan aşiret beyi Abbas ağanın mahiyetiyle birlikte şimdiki Çaybaşı mahallesine 1580 yıllarında göç etmesiyle birlikte kurulmuştur. O dönemde balta girmedik ormanlıkların bulunduğu bu mevkii; bu ağanın adamları tarafından ağaçlar kesilerek ıslah edilmiş ve günün şartlarına göre ilk defa toprak damlı evler inşa edilerek buranın yerleşime açılması sağlanmıştır. Nüfusun artıp çoğalmasıyla beraber mahalle olunca kurucusuna izafeten Abbas Mahallesi olarak adlandırılmaya başlanmıştır. Uzun yıllar söylenegelen bu isim 1938 yılında değiştirilerek mahalle Çaybaşı adını almıştır.
Abbas Ağanı torunlarından Abbas ali Dede tarafından önce toprak örtülü olarak yaptırılmış bilahare halen Abbas Camii olarak anılan yere acı Molla Ahmet zadeler tarafından eski hali yıkılıp yeniden inşa edilmiştir. Rumi 1316 miladi 1900 senesinde yaptırılmıştır.

TURAN MAHALLESİ VE CAMİSİ
Bugün Dörteylül mahallesinin alanıyla beraber adı geçen mahallenin bulunduğu bölgeye Tatarlar mahallesi adı verilmekteydi. Kırımdan gelen muhacir tatar Türkmenlerinden oluşan grupların oluşturduğu söylenmektedir. 1938 yılında tatar ismi kaldırılıp Turan ismi konulmuştur.1955 yılında ise çayın diğer tarafında kalan kısım Dörteylül Mahallesi olarak anılmaya başlanmış ve böylece bu mahallede bugün ki halini almıştır.
Mahallenin camisi ise mahalle halkından olan Nalbant Hacı Emir tarafından yaklaşık olarak 110-120 yıl önce yaptırılmıştır. Halkın çoğalmasıyla birlikte yetersiz kalan caminin arka tarafı 1954 yılında son halini almıştır. Camini minaresi 1956 yılında Süleyman Çomuk tarafından yaptırılmıştır.

KARŞIYAKA MAHALLESİ: Geleyli Dağının Haydar mevkisinde yer alan bölgede kurulmuştur. Cedid aşiretinin yaklaşık olarak 380 yıl önce gelip yerleşmesiyle kurulduğu rivayetlerden bilinmektedir.. Dalkılıç ağada buraya yerleşip uzunca bir süre derebeylik hüküm sürmüştür. Cabarların atası olarak bilinen Yörük Ali namıyla meşhur aşiretinde burada mekân tuttuğu bilinmektedir. Aynı bölgede yer alan Yıkılar mevkisi ise adını Saltıkoğulları başkanı Ömer ağa ile Dalkılıç Ali Ağa’nın yaptığı savaş nedeniyle; Ömer ağanın savaşta yenilerek Külalan Köyüne yerleşmesi sonucu boş kalan evlerinin Dalkılıç Ali tarafından yakılıp yakılmasıyla verilmiştir. Halen bu mevki ye aynı isim verilmeye devam etmektedir. Mahalle merkeze yakın olması itibariyle doğuya bakan köylerden gelen Yörüklerin birleşmesiyle genişlemeye başlamış ve mahallenin aşağı kısmına uzun bir süre Yörükler Mahallesi denilmiştir. Bu mahallenin ismi ise 1938 yılından sonra Belediye Meclisi kararı ile değiştirilerek Gölbaşı Mahallesi yapılmıştır.
Caminin yapılışı: İlk kez Hacı İbrahim tarafından mescit olarak yaptırılmıştır. Sonraları mahallenin kalabalıklaşması neticesinden Mehmet Usta ve Molla Ali tarafından camii olarak 1170 Rumi yılında yaptırılmıştır. Bu yapının da eskimesi neticesinde Hacı Abdullah Efendi, 1211 Rumi yılında camiyi yıktırıp genişleterek bugün ki haline getirmiştir. Cami günümüze kadar birçok kez bakım ve onarımdan geçirilmiştir.

YENİ MAHALLE: İlçemizin yeni yerleşim birimlerindendir. Düz saha üzerine 1800 yıllarından sonra kurulmaya başlanmıştır. Önceleri Çarşı mahallesinin çevresiyle sınırlı olan bu mahalleye Vakıflar Mahallesi denilirdi. 1938 yılında Yeni Mahalle adı verilmiştir. Eskiden Sarıgöl yolu bu mahallenin ortasından geçerek Sabuncu Deresinden giderdi. 1920 yılında düşman bu yoldan gelmiş fakat 2 sene 10 gün sonra yine geldiği yerden ilçemizi terk etmek zorunda kalmıştır.
Günümüzde iyice genişleyerek büyüyen bu mahalle içinden yeni bir mahalle çıkarmış buraya da Cumhuriyet Mahallesi adı verilmiştir. Cumhuriyet ve Yeni Mahalle bugün, ilçemizin en kalabalık mahallelerini oluşturmaktadır. Düz bir satıh üzerine kurulu olması mahallelerin gelişmesine ön ayak olmuş ve şehrin bu şekilde aşağıya doğru kaymasını sağlamıştır. Bugün tamamen devlet daireleri kamu binaları ile yüksekokulu içerinde barındırmaktadır.
Camiinin Yapılışı: Adına önceden Vakıflar cami denilen bu yapıyı Hacı Taşçı isminde ki bir hayırsever 185 sene önce yaptırmıştır. Bilahare Necip ağa tarafından Rumi 1300 tarihinde tamir ettirilen bu cami üçüncü kez Haddat Süleyman Efendi tarafından yıktırılıp kiremitli olarak minaresiyle beraber yeniden yaptırılan cami, bulunduğu alandan yol geçmesi nedeniyle 1934 yılında tekrar yıkılarak halk tarafından bugün ki yerine tekrar inşa ettirilmiştir.

KURTULUŞ MAHALLESİ:
Buldan’ın ilk kurucularından olduğu kabul edilen Araplı Aşireti beyi İlyas Ağa’nın tahmini olarak 1580 yılında halen ilçemize ait ilk yerleşim yeri olan Çağış mevkiinden buraya göç etmesiyle yerleşime açılmaya başlamıştır. Buldan’ın ilk kurucularından olan Hıdır, Abbas ve İlyas isminde üç kardeşin bugün Buldan’ın ilk yerleşenlerinden olduğu kabul edilmektedir. Hıdır Ağa ve mahiyetindekilerin Hıdıroluk (Güroluk) mahallesini, Abbas Ağa ve mahiyetindekilerin ise Abbas mahallesini oluşturdukları yazılı ve sözlü kaynaklardan anlaşılmaktadır. İlyas Ağa’nın da buraya gelip yerleşmesiyle beraber mahallenin de adına Arap İlyas Mahallesi denmeye başlanmıştır. Uzun bir süre mahallemizin bu isimle anıldığı bilinmektedir.
Bu mahallemiz 1920 yılında Yunan işgali sırasında düşman kuvvetlerinin karargâhı olmuştur. Düşmanın öncelikle buradan üstün gayretler ile temizlenmesi neticesiyle 1938 yılında mahallenin eski ismi değiştirilip KURTULUŞ adını almıştır. Mahalle şehrin hemen hemen ortasında kuruludur. Günümüzde Atatürk Caddesi mahalleyi ikiye ayırır.

CAMİNİN TARİHİ :
Bugün Şükür Camii olarak adlandırılan bu yapının Araplı aşiretinden Şükür Ağa tarafından yaptırıldığı yazılı ve sözlü kaynaklardan anlaşılmaktadır. İkinci defa 1871 tarihinde Tarakçı Hacı Hasan aynı yerde çatısı kiremitli olarak camiyi yeniden inşa ettirmiştir. Bununda eskimesi üzerine Hacı Mehmet Cerit 1958 yılında şimdiki camii yaptırılmıştır. İlçe merkezinde Şükür Cami meydanının karşısında yer almaktadır.

HELVACILAR MAHALLESİ:
Diğer mahallelerimiz gibi ismini Aşiretlerden ya da aşiret reislerinden almamıştır. Okkalıoğlu Aşiretinin halen Seydaliler Çamı denilen yere gelmeleriyle yerleşimin başladığı düşünülmektedir. Daha sonraları Saltık Aşiretinin de buraya gelip yerleştiği bilinmektedir. Saltık Aşiretinin daha önce bugün ki Külhalan Köyü civarında hayvancılık yaptıkları daha sonra bu yöreye gelip yerleştikleri yazılı ve sözlü arşivlerden anlaşılmaktadır. Burayı mekân tutan aşiretlerin Helva yapmayı bilmeleri ve bunun pişirmek için uygun toprak ocaklara sahip olmaları nedeniyle buraya Helvacılar Mahallesi adı verilmiştir. Helvacılığı Buldan’a bu aşiretin getirdiği rivayet edilse de Temettuat Defterleri’nde bu mahalleye dair Helvacılıkla uğraşan bir haneye rastlanmaması ilginç bir durumdur. O dönemlerde sayıları 3 olan helvacıların oturduğu mahalleler Arapilyas, Cami-i Kebir ve Vakıflar mahalleleri olarak geçmektedir.

CAMİNİN TARİHİ İLE İLGİLİ BİLGİLER:
Okkalıoğlu aşiretinin ağalarından Serezlioğlu Hacı Kara Veli tarafından şimdiki caminin yerinde Rumi takvime göre 1110 yılında yaptırılmıştır. Halen minarenin alemindeki ayın üzerinde eski yazı ile (Hacı Kara Veli 1110) yazılıdır. Caminin eskimesi üzerine halk tarafından yıktırılıp 1931 yılında aynı yere yenisi yaptırılmıştır. Minaresi Kara Velinin yaptırdığı gibi hizmettedir. Camide kullanılacak olan su Helvacıoğlu isimli bir hayırsever tarafından 1919 yılında İkiarmut mevkiinden getirilerek hem camiye hem de çarşıya dağıtılmıştır.

Devam edeceğiz…

Buldan’da Yöresel Deyimler

Deyimler, genellikle gerçek anlamından az çok ayrı bir anlamı olan, ilgi çekici bir anlatımı bulunan, ifadeyi daha zengin kılan, iki veya daha fazla kelimeden meydana gelen, kalıplaşmış söz topluluklarıdır. Buldan’ımızda halkımızın ince duyarlıklarının ve zekâsının ürünü olarak yüzlerce deyim tarihin imbiğinden damıtılarak günümüze kadar gelmiştir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi söyleyişe çekicilik ve güzellik katan bu deyimler Buldanlının ağzına ayrı bir yakışır, ağzında daha bir şirin durur. Sözünü dinlenir kılar. Bu deyimlerden tespit edebildiklerimizi aşağıya anlamlarıyla birlikte listeledik. Kuşkusuz bu listeye eklenecek daha yüzlerce deyimimiz vardır. Fakat bunlar da söz zenginliğimizi ortaya koyması bakımından okuyanlara bir fikir muhakkak verecektir.

Sarıcarı gibi: Boş ve gereksiz konuşan.
Tih dedirtmek: Gına getirmek,usandırmak
Fırt dinine katmak: Bir işin olması için çok ısrar etmek.
Goca Buldan’a nam etmek: Dedikodu yaparak herkese duyurmak.
Hayaldan hak demek: Bedava yaşamaya çalışmak.
Ayı mı o gızılasalı mı?:Kaba saba davranışları ve sözleri olan.
Tosbayı sel aldırmak: Çok fazla yağmur yağması.
Ağip dönmek: Dönüp dolaşmak.
Cıs dediği keçi olmamak: Ciddiyetsiz, itibarsız söz söyleyenler için.
Böğülce öküzü gibi: Kaba ve anlayışsız.
Maddak kondurmak: Bahane bulmak,karalamak.
Öd kopuğu gursak kakığı: Korkulu, heyecanlı bir olay yaşamak.
Gursağında kalmak: Bir dileği gerçekleşecekken yarıda kalmak.
Eveyi deveyi yemek: Tadını önemsemeden her şeyi yemek.
Yimek yümek: Elde avuçta ne varsa kıymetini bilmeden kaybetmek.
Acansız kaçmak: Telaşlı bir şekilde ortamı terk etmek.
Tepesi delik konuşmak: Karşıdakini düşünmeden, incitici, kırıcı konuşmak.
Şaşı çıkmak: Yorgunluktan ya da telaştan şaşkına dönmek.
Dokuz yolun toncası: Tüm yolların kesiştiği yer.
Anasını ünletmek: Hakkından gelmek.
Mesmuresi olmamak: Önemsiz.
Kedi gibi çıkrık sarmak: Keyifli, rahat olmak.
Cingen üsteliği vermek: Haksız olduğu halde kendini savunmak.
Ayı eniğini okşar gibi: Sevgisini kabaca göstermek.
Köpeğin ağzından kemiği attırmak: Çok kötü kokmak.
Hamsin zemheriden de kemsin: Bugünkü takvime göre aralık ayına denk gelen dönemin marttaki en sert soğuklardan da beter olduğunu anlatır.
Bulut gider Aydın’a, deşir işini gaydına: Hava açılıyorken işlerini gör anlamında.
Evi bağı sattırmak: Herhangi bir işte abartıya kaçmak.
Bırış gibe: Taze.
Guyruk kaldıran guşu gibi: Durduğu yerde durmayan, gezip duran kişiler için.
Tay kulağı çıkarttırmak: Yalan ve abartılı sözler söyleyenler için.
Çeneye garmak: Yapacak işi olmayıp, hesapsız, ölçüsüz konuşmak.
Hırsızalmaz kavunu gibi: Tatsız, yavan.
Lak lak dövmek: Dereden tepeden konuşmak, söyleşmek.
Çıltağından çıkarmak: Akışını bozmak.
Yağmur tespeedi: Yağmur dindi.
Dırabbaz gibi: Güçlü, kuvvetli.
Gök görmedik: Görgüsüz, kaba.
Bilee bilmez konuşmak: Doğru veya yanlış olmasına bakmaksızın körü körüne iddia etmek.
Karnı kalbi temiz olmak:Kötü düşünmemek.
Kıyamet ikindiye kadar: Bir işin uzadığı ve bekleyişin usandırdığı zamanlarda kullanılır.
Sıtarasını yitirmek: İtibarını ve sevilirliğini kaybetmek.
Zımbıldayıp gelmek: Aniden çıkıp gelmek.
Bıdırdayıp durmak: Çok ve gereksiz konuşmak,kendi kendine söylenmek.
Guzugöbeği gibi yatıpdurmak: Tembellik etmek.
Yerde alıp gökde satmak: Lafı geldiği gibi konuşmak.

Bu yazı Türkçe Öğretmeni Onur KIZILÖZ tarafından kaleme alınmıştır.

Siyah – Beyaz Buldan Fotoğrafları -I




1950'li yılların ortaları






1940′lı yıllar Bayram Kutlamaları 1940′lı yıllar Bayram Kutlamaları 1940′lı yıllar Bayram Kutlamaları
     



1950'li yılların ortaları



1950'li yılların ortaları



1950'li yılların ortaları

1950’li yıllarda  (Alanyazı) Meydanı

1936
yılında Süleymanlı Köyü
Rahmi
Usta’yı unutmak mümkün mü?
     



1950'li yılların ortaları



1950'li yılların ortaları



1950'li yılların ortaları

Yukarı Çarşı’da eski bir dükkan

14 Mayıs
Caddesi’nin başladığı THK binası
Devlet Hastanesi ilk binası
     



1950'li yılların ortaları



1950'li yılların ortaları



1950'li yılların ortaları
1930′lu yıllarda dokuma atölyesi Akın Lisesi açılış töreni Osman Efe’den bir hatıra
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.