Blog Arşivleri
Buldan’da Yöresel Deyimler
Deyimler, genellikle gerçek anlamından az çok ayrı bir anlamı olan, ilgi çekici bir anlatımı bulunan, ifadeyi daha zengin kılan, iki veya daha fazla kelimeden meydana gelen, kalıplaşmış söz topluluklarıdır. Buldan’ımızda halkımızın ince duyarlıklarının ve zekâsının ürünü olarak yüzlerce deyim tarihin imbiğinden damıtılarak günümüze kadar gelmiştir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi söyleyişe çekicilik ve güzellik katan bu deyimler Buldanlının ağzına ayrı bir yakışır, ağzında daha bir şirin durur. Sözünü dinlenir kılar. Bu deyimlerden tespit edebildiklerimizi aşağıya anlamlarıyla birlikte listeledik. Kuşkusuz bu listeye eklenecek daha yüzlerce deyimimiz vardır. Fakat bunlar da söz zenginliğimizi ortaya koyması bakımından okuyanlara bir fikir muhakkak verecektir.
Sarıcarı gibi: Boş ve gereksiz konuşan.
Tih dedirtmek: Gına getirmek,usandırmak
Fırt dinine katmak: Bir işin olması için çok ısrar etmek.
Goca Buldan’a nam etmek: Dedikodu yaparak herkese duyurmak.
Hayaldan hak demek: Bedava yaşamaya çalışmak.
Ayı mı o gızılasalı mı?:Kaba saba davranışları ve sözleri olan.
Tosbayı sel aldırmak: Çok fazla yağmur yağması.
Ağip dönmek: Dönüp dolaşmak.
Cıs dediği keçi olmamak: Ciddiyetsiz, itibarsız söz söyleyenler için.
Böğülce öküzü gibi: Kaba ve anlayışsız.
Maddak kondurmak: Bahane bulmak,karalamak.
Öd kopuğu gursak kakığı: Korkulu, heyecanlı bir olay yaşamak.
Gursağında kalmak: Bir dileği gerçekleşecekken yarıda kalmak.
Eveyi deveyi yemek: Tadını önemsemeden her şeyi yemek.
Yimek yümek: Elde avuçta ne varsa kıymetini bilmeden kaybetmek.
Acansız kaçmak: Telaşlı bir şekilde ortamı terk etmek.
Tepesi delik konuşmak: Karşıdakini düşünmeden, incitici, kırıcı konuşmak.
Şaşı çıkmak: Yorgunluktan ya da telaştan şaşkına dönmek.
Dokuz yolun toncası: Tüm yolların kesiştiği yer.
Anasını ünletmek: Hakkından gelmek.
Mesmuresi olmamak: Önemsiz.
Kedi gibi çıkrık sarmak: Keyifli, rahat olmak.
Cingen üsteliği vermek: Haksız olduğu halde kendini savunmak.
Ayı eniğini okşar gibi: Sevgisini kabaca göstermek.
Köpeğin ağzından kemiği attırmak: Çok kötü kokmak.
Hamsin zemheriden de kemsin: Bugünkü takvime göre aralık ayına denk gelen dönemin marttaki en sert soğuklardan da beter olduğunu anlatır.
Bulut gider Aydın’a, deşir işini gaydına: Hava açılıyorken işlerini gör anlamında.
Evi bağı sattırmak: Herhangi bir işte abartıya kaçmak.
Bırış gibe: Taze.
Guyruk kaldıran guşu gibi: Durduğu yerde durmayan, gezip duran kişiler için.
Tay kulağı çıkarttırmak: Yalan ve abartılı sözler söyleyenler için.
Çeneye garmak: Yapacak işi olmayıp, hesapsız, ölçüsüz konuşmak.
Hırsızalmaz kavunu gibi: Tatsız, yavan.
Lak lak dövmek: Dereden tepeden konuşmak, söyleşmek.
Çıltağından çıkarmak: Akışını bozmak.
Yağmur tespeedi: Yağmur dindi.
Dırabbaz gibi: Güçlü, kuvvetli.
Gök görmedik: Görgüsüz, kaba.
Bilee bilmez konuşmak: Doğru veya yanlış olmasına bakmaksızın körü körüne iddia etmek.
Karnı kalbi temiz olmak:Kötü düşünmemek.
Kıyamet ikindiye kadar: Bir işin uzadığı ve bekleyişin usandırdığı zamanlarda kullanılır.
Sıtarasını yitirmek: İtibarını ve sevilirliğini kaybetmek.
Zımbıldayıp gelmek: Aniden çıkıp gelmek.
Bıdırdayıp durmak: Çok ve gereksiz konuşmak,kendi kendine söylenmek.
Guzugöbeği gibi yatıpdurmak: Tembellik etmek.
Yerde alıp gökde satmak: Lafı geldiği gibi konuşmak.
Bu yazı Türkçe Öğretmeni Onur KIZILÖZ tarafından kaleme alınmıştır.